Unutmadığım En Farklı 19 Mayıs

2009-05-19 17:34:00

     
Bugün ulusumuz için önemli bir gün evet o önemi hepimiz biliyoruz(bu ülkede bunu idrak edemeyen beyin(siz)ler de var fakat ıslah olmaları temennisiyle diyoruz)ama ben 19 Mayıs'a dair bir anımı anlatmak istiyorum.Hepimiz okul okuduk ve 23 Nisan olsun 19 Mayıs olsun böle önemli günlerde düzenlenen törenlerde,gösterilerde birinden birinde muhakkak yer almışızdır.İlkokula giderken çok hevesliydim rontlar olurdu işte görevli olan sınıflar oyunlarını oynarlardı tek tip giyinilen oyunlar hani Gülümsüyoro oyunlarda olabilmeyi istiyordum hep.Bir tek ilkokul 2. sınıfa giderken  ben de oynayacaktım gel gör ki kızamık mı ne çıkarıyordum bi süre okuldan geri kalmıştım bu nedenle oyuna katılmak nasip olmamıştı yineÜzgünBu sabah televizyonda stadyumlardaki gösterileri izledim.Tribünlerdeki değişen resimlere,yazılara baktığımda aklıma benimde o tribünlerde pankart kaldırdığım  günler geldi.Şimdi size pankart kaldırmayla ilgili edindiğim deneyimleri yazağım gerçekten çok keyifli,yorucu ama çok eğlenceliydi üstelikte meslek sırrını öğrendimSiritiyorküçükken tvden izlerken o tribünlerdeki yazıların ve resimlerin nasıl oluştuğunu hep merak ederdim. Ben ortaokuldayken bu işle görevliydi tüm orta 2 ler,mecburi bir görevdi ilkokuldaki gibi ben bu yıl oyunlara katılmak istemiyorum deme gibi bir lükse sahip değildik neyse bütün okulca otobüslerle Atatürk stadına taşınıyorduk provalar için.Ellerimizde kocaman ve çok ağır pankartlarımız(benim boyum biraz kısadır o nedenle  neredeyse boyumun yarısı kadardı ve onları taşımak için canım çıkıyordu)başımızda ise benim beden derslerinden nefret etmemi sağlayan hocalarımızdan biri olan Nermin Edrem cadısı görevli olurdu.Benim boy kısa tabi tribünlerin en tepesinde bi yerde oturuyordum bana orası uygun görülmüştü manzara evet süperdi çimlerdeki gösterileri izlemek yüksekten daha keyifliydi ama oraya boyum kadar pankartları taşımak hele ki İzmir sıcağında inanılmaz bir eziyetti.Şimdi bu pankart dediğimiz şeyler renk renk oluyor kimileri tek renk kimileri de 2 renk ve her pankartın bir numarası olurdu A1 B2 gibi  ve herkesin oturduğu koltuğa göre bir listesi vardı o listede hangi pankartın hangi sırada kaldırılacağı listelenmişti.Karşı tribünde nokta kadar belli olan bir görevli(muhtemelen bir beden öğretmeniydi)pankartı kaldırırdı ve o pankartı tuttuğu sürece biz de havada tutardık.Mantıken kartları havada tutmanın süresini nasıl belirleyeceksin yöntem böleydi.Ha karşıyı nasıl görüyorduk peki pankartların ortasında 2 tane delik vardı ve oradan hem stadı gözetliyor aşağıda oynanan oyunlara bakıyorduk hem de kendi görevimizi yerine getiriyorduk sıkıyorsa aşağıdaki oyunu izlemeye dalSiritiyortribündeki resim ya  da yazı bazen hareketli olur o harekette şöle oluyordu karşı tribündeki görevli eğer kartı sallıyorsa biz de sallıyorduk işte tribünlerde oluşturduğumuz resimdeki atıyorum halk oyunu oynayan kızlar oynuyor gibi görünüyordu bu şekilde.Tribünler dikkat ettiyseniz sağdan sola soldan sağa aşağıdan yukarıya ya da yukardan aşağıya doğru da açılır yine bu komutları da  karşı tribünden alıyorduk.Bir de sabit bir yazı ya da resim olur tribünde hani hiç değişmez  işte o şekli de üzerimizdeki tişörtlerin renkleri çıkarıyordu yani hiç pankart kaldırmadan durduğumuz anlarda oluyordu robot gibi sürekli kaldırmıyorduk elbet dinleniyorduk.Tişört renkleri de yine her öğrencinin oturduğu yere göre oluyordu bana cırtlak yeşil bir tişört denk gelmişti hiç unutmam.Bizim(İzmirin) bir Maltepe Askeri Lisemiz vardır o törenlerde  hep onlarda görevli olurlar ve onların gösterileri muhteşem olurdu birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule yaparlardı en üste bir öğrenci çıkıp Türk bayrağı açardı.Biz tribünler ise yine o deliklerden izlerdik aşağıyı ve tüm oyunları.İşte böle,tüm ülkede güzel oyunlar oynandı yine ben de keyifle izledim o törenleri ve çocukluğuma geri döndüm bi an :) iyi ki ulusumuzun böle  coşkuyla kutlanan özel günleri var

Ha unutmadan bugün bu ülke önemli bir insanını kaybetti:TÜRKAN SAYLAN ını.Mekanı cennet olsun ne mutlu ona ki izinde gittiği Atasının anıldığı bir günde toprağa verildi.Yazık ki ben sanal alemde(İzmirimde örümcek beyinli insan yoktur burası laik bir memleket bu nedenle bu tip insanlara reelde diil sanalda rastlıyorum  ancak)Türkan Saylana hasta yatağında dil uzatan laiklikten nasibini alamamış  kızlar gördüm yazık size diyorum azıcık ilim irfan sahibi olun kıçınızı koyduğunuz ülkenin bi geçmişi var geçmişinizi unutmayın açın da iki tarih kitabı kurcuklayın(ben tarih bilgim fazla olmadan da Atamın izindeyim ama sizler onun geçmişini iyi okuyun ki belki hakkında olumlu düşüncelere sahip olursunuz kitap kurcuklama önerimin sebebi bu) belki Humeyniyi diil Atatürkü ve Atatürkçüleri seversiniz ha Türklüğünden utanan kızlar sizi.Ben valla hem Atatürkü sevip hem de ibadet edebiliyorum eğer siz bu ikisini aynı anda yapamıyorsanız bu sizin beceriksizliğiniz :) bilgisayarının karşısına geçip rahatça Türkan Saylana dil uzatabiliyorsan bu kadar özgürsen ve bir bayan olarak konuşma hakkına sahipsen bunu bile Atatürke borçlusun o dil uzattığın öndere.O olmasaydı eğer bilgisayar karşısında bu kadar cak cak ötemicektin belki de çünkü biz biliyoruz ki bu dünyada dünyaya kız geldiği için öldürülen çocuklar var,konuşma hakları olmayan kadınlar var senin kadar rahat olanı yok çünkü sen dünyaya Türk olarak geldin.Ülkenin rejimini kabul et artık.Bir de bu kızlarımız o kadar garip bir düşünceye sahipler ki Allah ve Atatürkü kıyaslıyorlar tövbe haşa herkesin Allahı var bir sizde mi inanç var ama şunu unutmayın ki sadece Türk milletinin Atatürkü var.

23
0
0
Yorum Yaz